Konuşamayan Çocuk Adlı Hikaye

Aşağıda konuşamayan çocuk adlı hikaye kısaca olarak ele alacağız.

Odamın penceresinden dışarı bakıyordum. Pencerenin önüne düşen ağaç dalları ve yaprakları bahçeyi görmemi engelliyordu. Ardından annemin içeri girdiğini fark ettim. Dönüp ona baktım. Bakışlarımdan dışarı çıkmak istediğimi anladı. Beni hemen balkona çıkardı. Balkonda da rahat edemedim.

Annemle birlikte aşağıya indik. Bahçeye çıktık. Annem beni bir köşeye oturttu. Üzerime de bir battaniye getirdi. Bense penceremi kapatan ağacın dibinde oynaşan sincaplara bakıyordum. Hayvanları insanlar anlayamıyor ve onların konuşamadıklarını söylüyorlardı. Ben de konuşamıyordum ve insanlar beni de anlayamıyordu.

Şu sincaplardan bile farkım kalmadı diye düşünmeye başlamıştım. Artık her şeye üstüme geliyordu. Annem ise beni çok seviyordu. Annem vicdanlı kadındı, evladının bu halde olmasını tabi istemezdi. Ama beni gerçekten seviyordu. Ben de annemi çok seviyordum. Onunla konuşuyorduk. Annemle gözlerimle konuşmayı ayrı bir seviyordum. Anlıyor, biliyor ve yanımdan hiç ayrılmıyordu.

İnsanların ana dili varmış Evet insanların ana dili vardır. Bu dilin kelimeleri yoktur. Bu dil ancak gözle ve gönülle konuşulabilir. Bunun için de samimi, dürüst, merhametli, vicdanlı ve insaflı kalplerin ürpermesi gerekir. Böylece ana dil nedir, nasıl konuşulur anlaşılabilir. Annem benim için hayatım, her şeyim demekti. Dilimi kaybedebilirdim ama annemi kaybetmeye asla dayanamam. Annemi çok seviyorum ve hep seveceğim.

Konuşamayan Çocuk Adlı Hikaye Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.